Her şey, makinelerin durmak bilmediği, fabrikaların bacalarından yükselen dumanların gökyüzünü kapladığı 19. yüzyılın ortalarında başladı. O dönemde işçiler için gün, güneş doğmadan başlıyor ve gece yarısına kadar devam ediyordu. 16 saati bulan çalışma süreleri, insani koşullardan uzak fabrikalar ve yorgunluktan bitap düşmüş yüzler... İşte bu karanlık tablo, bir direnişin kıvılcımını ateşledi.Sekiz Saatlik Hayalİşçilerin dillerinden düşmeyen basit ama sarsıcı bir slogan vardı: "Sekiz saat çalışma, sekiz saat dinlenme, sekiz saat sosyal gelişim!" Bu talep, sadece bir zaman dilimi değil, onurlu bir yaşamın anahtarıydı. 1884 yılında Chicago'da toplanan işçi sendikaları, 1 Mayıs 1886 tarihini bir dönüm noktası olarak belirledi. Eğer o güne kadar 8 saatlik iş günü kabul edilmezse, üretim duracaktı.Haymarket Olayları ve Trajedi1 Mayıs 1886 sabahı geldiğinde, Amerika'da yarım milyona yakın işçi iş bıraktı. Sokaklar "Grev!" sesleriyle inliyordu. Ancak 4 Mayıs günü Haymarket Meydanı'nda yapılan barışçıl gösteriler sırasında patlayan bir bomba, olayların seyrini trajik bir noktaya taşıdı. Çıkan çatışmalar ve ardından gelen haksız yargılamalar sonucunda dört işçi lideri idam edildi. İdam sehpasına giderken bile inançlarını koruyan bu isimler, 1 Mayıs'ın simgeleri haline geldiler.Küresel Bir Miras bu olaylardan üç yıl sonra, 1889'da Paris'te toplanan İkinci Enternasyonal, Haymarket'te hayatını kaybedenlerin anısını yaşatmak ve işçilerin ortak taleplerini dünyaya duyurmak için 1 Mayıs'ın "Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü" olarak kutlanmasına karar verdi. O günden sonra 1 Mayıs, sınırları aşarak her dilden ve her kültürden emekçinin ortak günü oldu.
Türkiye'de 1 Mayıs'ın Yolculuğu bizim topraklarımızda 1 Mayıs'ın hikayesi de oldukça köklüdür. İlk kez 1905 yılında İzmir'de kutlanan bu özel gün, zamanla İstanbul'un işçi mahallelerinden fabrikalarına kadar yayıldı.
1923: Cumhuriyet'in ilanından hemen önce, İstanbul'da geniş katılımlı kutlamalar yapıldı ve 1 Mayıs resmi olarak "İşçi Bayramı" olarak kabul edildi.
1977: Taksim Meydanı'nda yaşanan ve tarihe "Kanlı 1 Mayıs" olarak geçen üzücü olaylar, bu günün hafızasındaki en derin yaralardan biri olarak kaldı.
2009: Uzun bir aradan sonra 1 Mayıs, Türkiye'de yeniden resmi tatil ilan edildi ve adı "Emek ve Dayanışma Günü" olarak güncellendi.Bugün Neyi Kutluyoruz?
Bugün 1 Mayıs, sadece geçmişe bakıp hüzünlendiğimiz bir gün değil. Aksine,
Emeğin Değeri: Masadaki kalemden, binaları yükselten tuğlaya kadar her şeyin arkasındaki o görünmez gücü, yani insan emeğini onurlandırıyoruz.
Dayanışma Ruhu: Farklı sektörlerde çalışsak da, daha iyi bir gelecek için el ele vermenin gücünü hatırlıyoruz.
Umut: Daha adil bir dünya ve insanca yaşam standartları için sesimizi duyuruyoruz.